yumurta ve sperm hücreleri döllenerek elde edilen gebelik

Nadiren rahmi olmayan kadının yumurta verme kapasitesi de olmadığında taşıyıcı anne aynı zamanda “yumurta veren” anne de olabilmektedir. Bu durumda taşıyıcı anne bebeğin aynı zamanda biyolojik annesi de olmaktadır. Bebeği sahiplenen annenin bebekle genetik bir bağı olmamaktadır. Yine bu tür durumlarda yumurta taşıyıcı anneden değil üçüncü bir kadından da alınabilmektedir. Ama bunlar nadir uygulamalardır, en sık rastlanan yukarıda anlatılan annenin kendi yumurtasınının ve başkasının rahminin kullanıldığı durumdur.

Kimler taşıyıcı annelik yöntemine başvurmaktadır:
– Doğuştan rahmi olmayan kadınlar
– Sonradan ameliğyat ile rahmi alınmış kadınlar
– Rahim var fakat rahim içerisinin gebeliğe müsait olmadığı durumlar. (Asherman sendromu gibi)
– Tekrarlayan gebelik kaybı yaşanan bazı vakalarda
– Annenin ciddi kalp vb. hastalığı nedeniyle gebelik taşımasının ve doğum yapmasının yaşamsal risk yaratacağı durumlar

Taşıyıcı annelik bazı ülkelerde yasak değildir. Bazı ülkelerde çok yaygındır ve taşıyıcı annelik yaparak para kazanmaya çalışan kadınlar vardır. Bazı ülkeler de ise bu olayın parasal boyuta taşınmasını engellemek için sadece akrabalardan birisinin taşıyıcı anne olmasına izin verilmektedir.

Türkiye’de hukuki durum nasıldır?
Ülkemiz kanunlarına göre çocuğun annesi çocuğu “doğuran” kişidir. Kanunlarımı yumurta veya sperm kimden olursa olsun, çocuğu kim doğurmuşsa onu annesi kabul etmektedir. Bu konuda bazı hukukçuların görüşü şu şekildedir: “Taşıyıcı annelik durumunda çocuğu başkası doğurduğu halde çocuğa bakacak olan anne-baba kendi üzerlerine nüfus kaydı yaptıracaklardır, bu da çocuğun soy bağını değiştirmek manasına gelmektedir. Çünkü çocuğun biyolojik (genetik) annesi farklı birisidir. Çocuğun soybağını değiştirmek ise türk ceza kanununa göre suçtur.”

Leave a Reply