Nadiren rahmi olmayan kadının

Tüp bebekte dış gebelik belirtileri nedir? Nasıl anlaşılır?:
Tüp bebek uygulamalarında embriyo transferinden 12 gün sonra gebelik testi yapılır. Gebelik testi yapıldığı günlerde ultrasonda gebelik görülemez, bu normaldir çünkü gebelik henüz çok küçüktür. Bu nedenle gebelik testi yapıldıktan ortalama iki hafta sonra hasta ultrason kontrolüne çağrılır, bu kontrolde gebelik kesesinin izlenebilmesi gerekir. Transferden iki hafta sonra yapılan ultrason kontrolünde gebelik kesesinin izlenememesi dış gebelik açısından en önemli uyarandır. Bu durumda kanda gebelik testi (B-HCG) değerleri takibe devam edilir, buna göre dış gebelik olduğu kesinleşirse uygun tedavi verilir. Dış gebelik tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Dış gebelikte en sık görülen belirti kasık ağrısıdır ancak tüp bebek uygulamalarında sıklıkla belirtiler başlamadan gebelik testi ve ultrason ile tanı konur. Belirtiler daha sonra başlar genellikle. Diğer dış gebelik belirtileri hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Tüp bebek sonrası dış gebelik ihtimali ne kadardır?
Normalde genel toplumda dış gebelik sıklığı yüz gebelikten ortalama biri veya ikisi dış gebelik olacak kadardır. Tüp bebek uygulamalarında bu oran biraz daha artmaktadır. Tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebeliklerin yaklaşık yüzde ikisi dış gebeliktir. Tüp bebek uygulanan tüm hastalar düşüldüğünde dış gebelik meydana gelmesi ihtimali yüzde birin altına düşer çünkü her uygulamada gebelik oluşmamaktadır.
Artış olmasının sebebi muhtemelen tüp bebeğe başvuran hastaların önemli bir bölümünde tüplerin hasarlı olması ve bu nedenle gebeliğin tüpe yerleşmesidir.

çocuğu kim doğurmuşsa

Taşıyıcı annelik kavramı ülkemizde kanunen yasak olmasına rağmen yurtdışında yaygın olarak uygulanmaktadır. Taşıyıcı anneliği yumurta bağışı ile karıştırmamak gerekir. Yumurta bağışı hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilrisiniz. Taşıyıcı annelikte bebek sahibi olmayı isteyen eşler kendi yumurta ve sperm hücrelerini kullanırlar ancak başka bir kadının rahminde bebek taşınır. Annenin gebelik taşımaya uygun bir rahmi olmadığı için (veya rahmi hiç olmadığı için) eşlerin yumurta ve sperm hücreleri döllenerek elde edilen gebelik başka bir kadının rahmine nakledilir. Bu gebeliği taşıyan ve doğuran kadına “taşıyıcı anne” denir. Burada bebek genetik olarak kendi anne ve babasının genetiğini taşır yani kendisini sahiplenen anne babası biyolojik anne-babasıdır.

Nadiren rahmi olmayan kadının yumurta verme kapasitesi de olmadığında taşıyıcı anne aynı zamanda “yumurta veren” anne de olabilmektedir. Bu durumda taşıyıcı anne bebeğin aynı zamanda biyolojik annesi de olmaktadır. Bebeği sahiplenen annenin bebekle genetik bir bağı olmamaktadır. Yine bu tür durumlarda yumurta taşıyıcı anneden değil üçüncü bir kadından da alınabilmektedir. Ama bunlar nadir uygulamalardır, en sık rastlanan yukarıda anlatılan annenin kendi yumurtasınının ve başkasının rahminin kullanıldığı durumdur.

Kimler taşıyıcı annelik yöntemine başvurmaktadır:
– Doğuştan rahmi olmayan kadınlar
– Sonradan ameliğyat ile rahmi alınmış kadınlar
– Rahim var fakat rahim içerisinin gebeliğe müsait olmadığı durumlar. (Asherman sendromu gibi)
– Tekrarlayan gebelik kaybı yaşanan bazı vakalarda
– Annenin ciddi kalp vb. hastalığı nedeniyle gebelik taşımasının ve doğum yapmasının yaşamsal risk yaratacağı durumlar

Taşıyıcı annelik bazı ülkelerde yasak değildir. Bazı ülkelerde çok yaygındır ve taşıyıcı annelik yaparak para kazanmaya çalışan kadınlar vardır. Bazı ülkeler de ise bu olayın parasal boyuta taşınmasını engellemek için sadece akrabalardan birisinin taşıyıcı anne olmasına izin verilmektedir.

yumurta ve sperm hücreleri döllenerek elde edilen gebelik

Nadiren rahmi olmayan kadının yumurta verme kapasitesi de olmadığında taşıyıcı anne aynı zamanda “yumurta veren” anne de olabilmektedir. Bu durumda taşıyıcı anne bebeğin aynı zamanda biyolojik annesi de olmaktadır. Bebeği sahiplenen annenin bebekle genetik bir bağı olmamaktadır. Yine bu tür durumlarda yumurta taşıyıcı anneden değil üçüncü bir kadından da alınabilmektedir. Ama bunlar nadir uygulamalardır, en sık rastlanan yukarıda anlatılan annenin kendi yumurtasınının ve başkasının rahminin kullanıldığı durumdur.

Kimler taşıyıcı annelik yöntemine başvurmaktadır:
– Doğuştan rahmi olmayan kadınlar
– Sonradan ameliğyat ile rahmi alınmış kadınlar
– Rahim var fakat rahim içerisinin gebeliğe müsait olmadığı durumlar. (Asherman sendromu gibi)
– Tekrarlayan gebelik kaybı yaşanan bazı vakalarda
– Annenin ciddi kalp vb. hastalığı nedeniyle gebelik taşımasının ve doğum yapmasının yaşamsal risk yaratacağı durumlar

Taşıyıcı annelik bazı ülkelerde yasak değildir. Bazı ülkelerde çok yaygındır ve taşıyıcı annelik yaparak para kazanmaya çalışan kadınlar vardır. Bazı ülkeler de ise bu olayın parasal boyuta taşınmasını engellemek için sadece akrabalardan birisinin taşıyıcı anne olmasına izin verilmektedir.

Türkiye’de hukuki durum nasıldır?
Ülkemiz kanunlarına göre çocuğun annesi çocuğu “doğuran” kişidir. Kanunlarımı yumurta veya sperm kimden olursa olsun, çocuğu kim doğurmuşsa onu annesi kabul etmektedir. Bu konuda bazı hukukçuların görüşü şu şekildedir: “Taşıyıcı annelik durumunda çocuğu başkası doğurduğu halde çocuğa bakacak olan anne-baba kendi üzerlerine nüfus kaydı yaptıracaklardır, bu da çocuğun soy bağını değiştirmek manasına gelmektedir. Çünkü çocuğun biyolojik (genetik) annesi farklı birisidir. Çocuğun soybağını değiştirmek ise türk ceza kanununa göre suçtur.”